Dünya Gündem İnsan Hakları

Suriye’ye saldırı hazırlığı

BMGK, Suriye'de rejimin kuşatması altındaki Doğu Guta'nın Duma ilçesindeki kimyasal silah saldırısı üzerine Fransa, İngiltere, ABD ve konseyin geçici üyelerinden Fildişi Sahili, Hollanda, Peru, Polonya, Kuveyt ve İsveç'in talebiyle toplandı. ( Betül Yürük - Anadolu Ajansı )

ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon) ABD Başkanı Donald Trump’a, Suriye’de abluka altındaki Duma kasabasında rejimin gerçekleştirdiği iddia edilen kimyasal saldırıya cevap vermek üzere bir dizi askeri seçenek sunacağı bildirildi.

AA muhabirine açıklamalarda bulunan ABD Genelkurmay Sözcüsü Albay Patrick Ryder, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford’un Trump’a çeşitli seçenekler sunduğunu, ancak bunların detayları hakkında bir değerlendirme yapmayacağını söyledi.

Amerikan ordusunun söz konusu kimyasal saldırıyı nasıl değerlendirdiğine ve bunun askeri bir cevabının olması gerekip gerekmediğine ilişkin bir soru üzerine Ryder, “Televizyonda gördüğümüz resimler korkunç. (Askeri seçenek) kesinlikle değerlendirdiğimiz bir şey” ifadesini kullandı.

Albay Ryder şunları kaydetti:

“Bir cevap vereceksek bunun hangi seçeneklerden oluşacağı hakkında konuşmayacağım. Görevimiz Başkana seçenekler sunmak. Bu korkunç olay ışığında olduğumuz nokta şu; potansiyel askeri seçeneklere bakıyoruz ve bunu Başkana sunuyoruz.”

AA muhabirine açıklama yapan Pentagon sözcülerinden Eric Pahon da ABD ordusunun Trump’a esneklik sağlamak üzere birçok seçenek sunacağını belirtti.

Pahon, “Bazıları askeri, bazıları diplomatik olmak üzere birçok seçeneğimiz masada şu anda, ancak Başkan karar vermeden bunları konuşamam.” dedi.

Kuvvet komutanları Washington’da

ABD ordusunun kuvvet komutanlarının da bu akşam Beyaz Saray’daki ulusal güvenlik toplantısına katılmak üzere Washington’da olduğu bildirildi.

Trump’ın kabine toplantısı sırasında 78 kişinin hayatını kaybettiği iddia edilen kimyasal saldırıya cevap vermek üzere 24 ile 48 saat içerisinde büyük bir karara varacağını ifade etmesi, ABD’nin Suriye rejimine karşı bir saldırı yapılacağı yorumlarına neden oldu.

Diğer taraftan Trump’ın başta Fransa ve İngiltere olmak üzere birçok ülke lideri ile görüşmesi ABD’nin böyle bir saldırıyı tek başına yapmayacağı değerlendirmelerini beraberinde getirdi.

ABD’ye ait destroyerin Kıbrıs’tan hareket etmesi tartışmalara neden oldu

Öte yandan ABD donanmasına ait USS Donald Cook adlı “Aleigh Burke” sınıfı destroyer gemisinin Kıbrıs Rum Kesimi’nin Larnaka Limanı’ndan ayrılması tartışmalara yol açtı.

Bazı haber kanalları destroyerin Suriye karasularına yaklaştığını öne sürdü.

Donald Cook (DDG-75) adlı füze destroyerinin, Tartus’un 100 kilometre açığına kadar geldiği iddia edildi.

Rus uçaklarının gemiyi dört defa alçak uçuş ile taciz ettiği de iddialar arasında yer alıyor.

ABD Donanmasından ise geminin Larnaka’dan ayrıldıktan sonra nereye gittiğine ilişkin sorular yanıtsız bırakıldı.

Donanmadan, USS Donald Cook gemisinin Suriye karasularına yaklaştığı ve Rus uçaklarınca taciz edildiğine ilişkin iddialar da yalanlandı.

Öte yandan, Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, bölgesel ve küresel güçlerin yıkıcı ve hayal dahi edilemez sonuçlara neden olacak çıkar çatışmaları yüzünden Suriye’deki savaşın ulusal ya da bölgesel bir krizin ötesine geçtiğini ve şu anda uluslararası güvenliği tehdit ettiği uyarısında bulundu.

BM Güvenlik Konseyi (BMGK), Suriye’de rejimin kuşatması altındaki Doğu Guta’nın Duma ilçesindeki kimyasal silah saldırısı üzerine Fransa, İngiltere, ABD ve konseyin geçici üyelerinden Fildişi Sahili, Hollanda, Peru, Polonya, Kuveyt ve İsveç’in talebiyle toplandı.

De Mistura, Cenevre’den video konferansla katıldığı toplantıda, Duma’daki ”şüpheli” kimyasal silah saldırısında en az 49 kişinin hayatını kaybettiği ve yüzlerce kişinin yaralandığı yönünde haberler aldıklarını ancak BM’nin bu saldırıları ve sorumlularını belirleyemediğini söyledi.

De Mistura, Duma’daki ”iğrenç” saldırı için ”kapsamlı ve bağımsız” bir soruşturma çağrısı yaptı.

Afrin’deki gelişmelere ilişkin de değerlendirmede bulunan de Mistura, ”Türk hükümeti, Afrin harekatının ardından, PYD/YPG güçleri Suriye’nin kuzeyindeki diğer bölgelerden çıkarılmazsa daha fazla operasyon yürüteceklerini belirtti. Bu bölgelerdeki askeri operasyonlar uluslararası gerginlik potansiyeline sahip ve bu nedenle tüm taraflara gerginliği azaltma ve itidal çağrısı yapıyoruz.” dedi.

De Mistura, Suriye’de yaşanan son gelişmelere ilişkin ise ”Bölgesel ve küresel güçlerin yıkıcı ve hayal dahi edilemez sonuçlara neden olacak çıkar çatışmaları yüzünden ilk kez sadece bölgesel, ulusal ya da Suriye’nin güvenliği değil uluslararası güvenlikten endişe duyduğum bir noktaya ulaştım.” değerlendirmesinde bulundu.

Bu arada, İngiltere Başbakanı Theresa May, Duma’da düzenlenen kimyasal saldırıya ilişkin olarak, “Bunun rejimin gerçekleştirdiği bir kimyasal saldırı olması durumunda sorumluların hesap vermesini sağlayacağımız konusunda net bir tavır aldık. Bu,  rejimin destekçileri hakkında da verdiğimiz mesajdır. Rusya bunlardan biridir” dedi.

Danimarkalı mevkidaşı Lars Rasmussen ile Kopenhag’da görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan May, Doğu Guta’nın Duma ilçesindeki kimyasal saldırıyı “barbarca” diye nitelendirdi.

“İngiltere kimyasal silah kullanılmasını her koşul altında kınıyor” ifadesini kullanan May, cumartesi Duma’da olup bitenlerin acilen soruşturulması gerektiğini vurguladı.

May, “Eğer bunun Suriye rejiminin vahşetinin ve kendi halkına karşı yüzsüz aldırmazlığının yeni bir örneği olduğu teyit edilirse, rejim ve Rusya dahil olmak üzere destekçileri hesap vermelidir” şeklinde konuştu.

Rusya’nın son yıllarda BM’de veto hakkını kullanarak Suriye’de kimyasal silahların kullanımına izin verdiğini ve soruşturma mekanizmalarını ortadan kaldırdığını iddia eden May, “Bu son bulmalı” diye konuştu.

May, “Müttefiklerimiz ile Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun (BMGK) bugünkü toplantısı dahil olmak üzere, uluslararası toplumun bu barbarca saldırıların sorumlulularından ve uluslararası normların böyle korkunç biçimde çiğnenmesine izin verenlerden hesap sorma kararlığını güçlendirmek için iş birliği yapmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

İngiltere’nin Suriye’de rejime karşı bir askeri müdahalede yer alıp almayacağı sorusuna May, “Müttefiklerimizle ilk ve acilen yaptığımız şey, olup biteni tespit etmektir. Eğer ilk haberlerin gösterdiği gibi bir kimyasal saldırı ise bu, Esed rejiminin vahşetinin yeni bir örneği olur. Müttefiklerimiz ile hangi eylemin gerekli olduğunu da tartışacağız” yanıtını verdi.

Rusya’ya bir mesajı olup olmadığının sorulması üzerine May, şunları söyledi:

“Bunun rejimin gerçekleştirdiği bir kimyasal saldırı olması durumunda sorumluların hesap vermesini sağlayacağımız konusunda net bir tavır aldık. Evet, bu, Esed rejimiminin vahşeti hakkında ama aynı zamanda destekçileri hakkında da verdiğimiz mesajdır. Rusya da bunlardan biridir. Rejimi destekleyenlerin de aldıkları pozisyona çok dikkatli bakmaları gerektiği mesajını tutarlı bir şekilde verdik.”

Suriye rejiminin, Doğu Guta’da muhaliflerin kontrolündeki son nokta olan Duma ilçesinde sivil yerleşimlere düzenlediği kimyasal silah saldırısında 78 sivilin öldüğü iddia ediliyor. (AA)